Tasarım

MUTLULUK İNŞA EDEREK MUTLU OLURUZ

Tasarım

 

Verimli Fikirlerin İyi Uygulanması Güzeli Doğurur

Yapı Merkezi, yola çıktığı andan bugüne kadar yürüttüğü tüm projelerde kendini, entegre ve bütünsel tasarım çözümleri üretmeye adamıştır. Türkiye’de ve yurtdışında, Dahili Tasarım Departmanı'na sahip ender yüklenicilerden biridir.

Bu departmanın, halen aynı yönde çalışmalarını sürdürmeye devam eden, çoğunlukla ihale aşamasındaki kavramsal tasarım projelerinin üretimini üstlenen, sözleşmenin satın alma ve başvuru aşamasındaki tasarım hizmetlerini sağlayan proje yönetim ekiplerini destekleyen bir çekirdek ekibi vardır.

Tasarım Departmanı ayrıca, Yapı Merkezi’nin kapsamlı ve emsal teşkil eden özellikle çok yüksek mukavemetli beton, ileri beton teknolojileri, deprem mühendisliği, jeoteknik mühendisliği ve tünel teknolojileri alanlarında çalışmalar yürüten Ar-Ge Departmanı ile yakın işbirliği içerisindedir. Dolayısıyla, Yapı Merkezi’nin üstlendiği her işte "tasarıma değer katmak" adına, sahip olduğu teknik bilgi birikimini ve BIM (Yapı Modelleme Teknolojisi) gibi bilgi teknolojilerini geliştirmeye devam etmektedir.

BIM yapı tasarımı, inşaat ve yönetiminde uygulanan yenilikçi bir yaklaşımdır. BIM bir yandan etkenliği, kaliteyi, programlamayı, maliyet kontrolü ve risk analizi konularını geliştirirken, öte yandan proje paydaşları arasındaki iletişimi de güçlendirir.

YAPI MERKEZİ TASARIM FELSEFESİ

Dünyada var olan tüm değerler bir evrim süreci içerisinde oluşmuştur ve oluşmaya devam etmektedir.

Sorumluluğumuz, ait olduğumuz topluluğu gelişmeye ve evrime açık tutarak sürekli gelişmeyi sağlayacak eylemler yapmaktır. Bugün insanlık, sermaye ve mal üretme aşamasından, bilim yaparak daha hızlı bilgi biriktirme ve işleme aşamasına geçmektedir. Bu süreç, yaşadığımız gezegenin ekolojisiyle çatışmayı bırakıp, onunla uyumlanmayı gerektirir. Doğa kanunları ile uyumlanmak, ‘uygarlık’ demektir.

Doğa kanunları ile uyumsuzluk durumunda ise, yapının dış kabuğu, doğal güçleri tecrit ederek yapının iç mekanlarını dış etkenlere karşı tamamen yalıtmakta ve bu mekanlarda konfor, enerji tüketimi yoğun olan mekanik sistemlerle sağlanmak zorunda kalmaktadır. Bu çözümler yapay ve pahalıdır.

Yapı Merkezi, bu yaklaşım yerine başka bir strateji kullanıyor. Yapı sistemi ve kabuğu, doğal etkenlere ‘karşı koyan’ değil, onları süzerek, yönlendirerek ve yansıtarak yapının işlevine ve kullanıcıların yaşam kalitesine ‘uygun’ elemanlar olarak düşünülmelidir. Bu çözümler, sürdürülebilir olmanın yanı sıra doğal, ekonomik ve estetiktir.